ACDF Architecture tarafından Kanada’nın Repentigny bölgesinde gerçekleştirilen sanat merkezi, bölgenin kültürel kimlik inşasında başat rol oynuyor. Tasarım, yere bağlı olduğu kadar yenilikçi bir dile de vurgu yapıyor.

Sanat merkezinin mimarisi; yerleşimi, kütlesi, dolaşımı da dahil olmak üzere toplumsal imajı yeniden icat etmek üzere kurgulanmış. Yapı, yere ait değerlere, kültürel kodlara sahip çıkarken parlak bir geleceğe dair umutları da yansıtmaya çalışıyor. Tanıdık ama bir o kadar da farklı bir imge olarak kendine yer arıyor.

55

Yerel yönetim ve mimari ekip, sanat merkezini çok daha geniş ölçekli ve uzun soluklu bir projenin ilk adımı olarak ele alıyor. Bölgede bulunan atıl bir park alanına yerleşen yapının, tematik bahçeler, kamusal meydan ve tiyatro binasıyla birlikte mekanı kültürel bir koridora dönüştürmesi öngörülüyor. Merkezin erişilebilirliğini artırmak adına yapı, yürüyüş akslarının kesişiminde ve konut bölgesine ulaşan geniş bulvarın uzantısında konumlanıyor.

Yalın bir havuzun yanı başında kolonadı ile birlikte klasik mimariye gönderme yapan tasarımda parlak paslanmaz çelik malzemeler tercih edilmiş. Su ve çelikle kurulan yansımalar ise güncel bir tasarım dilini vurguluyor. Gün ışığı, yeşil doku ve mevsimsel geçişler cephede okunabiliyor. Öte yandan metalin pürüzsüz dokusuna karşın ana yapıda yerel ahşap tercih edilmiş. Bu sayede, malzemeler arasındaki karşıtlık ilişkisi üzerinden bir kompozisyon oluşturulmuş.

TIFF-CENTRE-ART-18

Kolonadın ardında, ana yapı üç ayrı bölümden oluşan kıvrımlı bir forma sahip. Bu üç ayrı bölüm çok amaçlı salon, dans resitali için ayrılmış bir alan ve ana galeriden meydana geliyor. Mekan tasarımı işlevlere yönelik akustik ve ışık konuları dikkate alınarak gerçekleştirilmiş.

Fotoğraflar: © Adrien Williams