Sinan Bökesoy, Sanatorium’da gerçekleştirilen sergisi The Wall’da, temel bir mimari eleman olan duvarı kavramsallaştırarak dijital bir ses yerleştirmesi sunuyor.

Mimari anlamda iki bölümü birbirinden ayıran, bir çevrilmişlik ya da açığa çıkarma eylemini gerçekleştiren duvarın tanımladığı soyut ve somut anlamların peşine düşen Bökesoy, duvarı aynı zamanda otorite ile ilişkilendiriyor. Bir tür kontrol nesnesi olarak işleyen duvar, bilgiyi ve olayları gizleyip bir izolasyona işaret ediyor. Aynı zamanda ortamın akustiğini tanımlıyor.

Sergide bulunan Bahçeler ve Yakınlık adlı ses yerleştirmeleri, bu doğal akustik davranışı tasarlanmış ses ortamlarına uygulayarak kişiler, olaylar ve topluluklar arasındaki görünmeyen duvarları somutlaştırma / duyulabilir hale getirme amacını taşıyor.

Mekana duvar/duvarlara etkileşimli bir ses performansı sunulabilmesi için elektronik bileşenler yerleştirilmiş böylece ziyaretçilerin hareketleri IOS destekli akıllı cihazlarına indirdikleri uygulama sayesinde mekanda ve duvar boyunca işlenerek üç boyutlu ses uzayını gerçek zamanda iletiliyor.

The Wall sergisi 18 Şubat tarihine kadar Sanatorium’da ziyaret edilebilir.